derin-pelvik-endometriozis
ÇİKOLATA KİSTİENDOMETRIOZIS

Derin Pelvik Endometriozis

Endometriozis, rahim astarını oluşturan endometrial dokunun rahim dışına yerleşip gelişmesiyle ortaya çıkan kronik bir rahatsızlıktır. Meydana geldiği yere bağlı olarak endometriozisin üç farklı alt tipi bulunur. Bunlar yüzeysel peritoneal endometriozis, çikolata kisti olarak da bilinen, yumurtalıklarda meydana gelen endometrioma ve derin pelvik endometriozis olarak adlandırılır. Hastalarda tek bir tür endometriozis meydana gelebildiği gibi aynı anda birden farklı endometriozis de oluşabilmektedir.

Derin Pelvik Endometriozis Nedir?

Endometriozis, rahmin etrafında yer alan bağırsak ya da idrar kesesi gibi organları da etkileyebilmektedir. Buna derin pelvik endometriozis adı verilir. Bu adı almasının bir diğer nedeni endometriozisin etkilediği dokularda derinlere işlemesidir. Ancak derin pelvik endometriozis yaklaşık olarak endometriozis vakalarının %1’inde görülmektedir. Bu nedenle oldukça nadir olarak kabul edilir. Derin pelvik endometriozis meydana geldiği dokularda 5mm’dan daha derine işlemektedir. Bu da tedavi sürecini diğer endometriozis türlerine göre daha zor hale getirmektedir.

derin-pelvik-endometriozis

Derin Pelvik Endometriozis Kimlerde Görülür?

Derin pelvik endometriozis, endometriozis vakalarının yaklaşık %1’ini oluşturmaktadır. Oldukça nadir görülen bir durumdur. Bununla beraber derin pelvik endometriozis risk faktörleri, endometriozis risk faktörleri ile benzerdir. Ailesinde endometriozis oluşmuş olan kişilerde görülme riski diğer hastalara göre 7 – 10 kat daha fazladır. Birinci derece akraba dışında bulunan kuzen gibi uzak akrabalarda olması bile endometriozis oluşma riskini arttırmaktadır. Adet döngüsünün normalden kısa olması da risk faktörleri arasında yer alır. Her adet arasında 27 günden daha az olması endometriozis riskini arttırmaktadır. Bununla beraber 12 yaşından önce adet olmaya başlamış ya da adet süresi her ay 1 haftadan uzun süren kişiler de risk grupları içerisinde yer almaktadır.

Bağışıklık sistemi bozuklukları da endometriozis oluşumuna neden olabilmektedir. Derin pelvik endometriozis ile beraber lezyonların, iltihapların ve yara dokularının oluşma riski bağışıklık sistemi zayıf kişilerde daha yüksektir. Endometriozis aslında rahim astarı hücreleridir. Bu nedenle adet gören tüm kadınlarda görülme riski bulunmaktadır. Ancak genel olarak 20 – 30’lu yaşlardaki kadınlar arasında daha sık rastlanmaktadır. Bu yaşlarda meydana gelen açıklanmayan kısırlığın nedenleri arasında endometriozis de bulunur. Son olarak daha önce sezaryen doğum yapmış olan kişilerde de endometriozis görülme olasılığı bulunmaktadır. Bu olasılık diğer risk faktörleri kadar etkili olmasa da sezaryen operasyonu geçirmemiş kişiler daha az risk altındadır. Bu işlem esnasında yanlış yere bulaşmış endometrial doku bağışıklık sistemi tarafından yok edilmediğinde endometriozise neden olabilmektedir.

Derin Pelvik Endometriozis Belirtileri Nelerdir?

Endometriozis de olduğu gibi derin pelvik endometriozisde de rahatsızlığın durumu belirtileri etkilememektedir. Lezyonların çok az ve küçük olduğu hastalarda dayanılmaz ağrılar meydana gelebilmektedir. Diğer taraftan hastalığın çok şiddetli olduğu durumlarda ise oldukça hafif semptomlar görülebilmektedir. Yapılan araştırmalara göre derin pelvik endometriozis lezyonları sinir bağları açısından zengin bölgelere yerleşerek rahatsızlık hissine ve ağrıya neden olmaktadır.

  • En sık rastlanan belirtiler arasında kronik kasık ağrısı
  • Adet döneminin aşırı ağrılı geçmesi
  • Ağrılı cinsel ilişki
  • Kabızlık
  • İdrara çıkmada zorlanma
  • Kısırlık
  • Histerektomi sonrası vajinal kanama yer almaktadır.

Teşhis ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Derin endometriozis tanısı için farklı seçenekler bulunmaktadır. Genellikle fiziksel muayene sonrasında pelvik ultrasondan yararlanılmaktadır. Ancak ultrason ile endometriozis lezyonları net olarak anlaşılamayabilmektedir. Bununla beraber özellikle bağırsağın üst kısmında yer alan endometriozis oluşumları gözden kaçabilmektedir. Başarılı bir tanı konabilmesi için laparoskopik yöntemden de yararlanılabilmektedir.

Derin pelvik endometriozis tedavisi hastalığın durumuna ve belirtilere bağlı olarak değişebilmektedir. Kapalı yöntem olarak da bilinen laparoskopik derin endometriozis ameliyatı altın standart olarak kabul edilmektedir. Bu yöntemde lezyonlar ve yara dokuları parçalanarak vücut dışına alınmaktadır. Üstelik bu yöntemle hastaların ilerde hamile kalabilmesi de mümkün olmaktadır. Bu nedenle histerektomi genellikle önceden çocuk sahibi olmuş olan ve tekrar gebelik düşünmeyen hastalara tavsiye edilir. En son tedavi seçeneği olarak kabul edilen histerektomi işleminde ise rahim tamamen alınır. Bu gibi durumlarda hastaların daha sonra hamilelik yaşaması mümkün olmamaktadır. Hastalığın hiçbir belirtiye neden olmadığı ya da hafif belirtilerin kolay bir şekilde kontrol altına alınabildiği durumlarda bekleme ve izleme yöntemi kullanılabilmektedir. Bu yöntem varsa endometriozisin neden olduğu kısırlığın problem olmadığı hastalarda tercih edilmektedir.

Endometriozis ve kadın kanserleri konusunda daha fazla bilgi almak için Youtube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz.